KORONA KRİZİ, HUKUKU NASIL ETKİLER ?

Tüm dünya genelinde eşi benzeri görülmemiş bir krizle karşı karşıyayız. Hukuk ve hukukçular, küresel Korona krizinden nasıl etkileniyorlar ? Nasıl etkilenecekler ? Bu krizden ne gibi dersler çıkarılabilir ? Çalışmalarım kapsamında farklı ülke uygulamalarını inceleyerek yoğunlukla odaklandığım bu yeni sorulara, giriş niteliğinde kısa yanıtlar vermeye çalışacağım.

Hukukçular, küresel Korona krizinden nasıl etkileniyorlar ? Nasıl etkilenecekler ?

Her ülke, güncel krizi farklı biçimlerde yaşıyor. Ancak, herkesin hemfikir olduğu bir nokta varsa, o da, hiçbir ülkenin, krizi bu boyutlarda öngörmemiş olduğudur. Buna ek olarak, ikinci bir noktayı daha ekleyebiliriz : Sözleşmeler hukukundan idare hukukuna, vergi hukukundan rekabete oradan tahkime kadar hukukun her alanı, bu krizden derin biçimde etkilenmektedir. 

İlk tepkiler ne oldu ?

Uzaktan çalışmanın dayanılmaz çağrısı… 

Korona krizinin ilk gününden itibaren, hukuk büroları, yeni döneme uyum sağlama zorunluluğuyla karşı karşıya kaldılar. Bu noktada, iki aşamalı bir önlem alma yoluna gittikleri görülmekte : İşletme giderlerini düşürmek için telefon / internet gibi servislerin sağlayıcıları nezdinde fiyat uyarlama görüşmeleri ile maaş giderlerine yönelik tedbirler… Bu ikinci kalem gidere ilişkin öngörülerin, istihdam piyasasını ve iş hukukunu, orta ve uzun vadede derinden ve yapısal biçimde etkileyeceği öngörülmekte. 

Yeni döneme uyum sağlamak amacıyla, hukuk büroları, sürekli olacak biçimde, istihdam giderlerini kısma arayışlarındalar. İşten çıkarma ya da istifa nedeniyle boşalan mevkilerin doldurulmaması veya yeni misyonların açılmamasıyla yeni işe alımların bir süreliğine durdurulması hedeflenmekte. Dahası, çoğu idari işin, büro dışı şirketlere delege edilmesi hız kazanıyor. Bu kapsamda, iletişim ve marketing projelerinin de, uzman şirketlere aktarılması yürütülüyor. 

Işık hızında Dijital Dönüşüm

Korona krizinin, günlük hayattaki en önemli yansımalarından biri de kuşkusuz, dijitalleşme ! Öngörülmemiş bir biçimde hız kazanan dijitalleşmenin, ekonomi aktörlerinin gözünde, gizlilik ve veri güvenliği konularını daha da ön plana alacağı tahmin edilmekte. 

Dahası, hayatın ve iş dünyasının pek çok alanında olduğu gibi, hukuk mesleğinin de hızla dijitalleşme yoluna girecek olması kaçınılmaz. Bunun, hukuk bürolarının iç düzeni ve yapılanmasına, yönetim teknikleriyle karar alma süreçlerine önemli dönüşümleri empoze edeceği tartışma götürmez. 

‘’Uzaktan çalışma’’nın, avukatın müvekkili ile ilişkilerini derinden etkilemesi de kaçınılmaz. Danışma ve müzakereler, dosya takibi, evrak imzası, randevu yönetimi ve ödemelerin tümüyle elektronik ortamdan yürütülmesi kaçınılmaz biçimde gündemde kalacak. Fiziki randevularla birlikte mahkemelerde geçirilecek zamanın önemli biçimde azalması, çalışma pratiklerini önemli ölçüde etkileyecek. 

Bütünüyle gizlilik ve güven üstüne kurulu bu ilişkiler, dijital risklere uygun mudur ? Meslek ilkeleri ve ahlakı, adalet ve güven ilkeleri zedelenmeden, bu sürece nasıl uyarlanabilir ?

Yükselen alanlar : Sağlığın ve Verinin güvenliği

Uluslararası hareketlilik, durma noktasında. Şehirler ve ülkeler arası ulaşım sıfıra yakın bir noktada. Şu an için, krizin, küresel hukuk merkezleri özelinde bir değişiklik yaratıp yaratmadığı konusunda yeterli veri sahibi değiliz. Ancak, çoğu hukukçu, çalıştıkları alanlarda, daha önce öngörülmemiş senaryoların çözümüyle karşı karşıya. Yeni dönemin uğraşı, yepyeni problematikleri analiz etme, öngörülmemiş sorunlara yeni çözümleri uyarlama. Kısacası, yaratıcı akıl, hiç olmadığı kadar gündemde ! Ve halihazırda, belli alanların ön plana çıktığı görülmekte : sağlık hukukuyla yaşam bilimleri alanında uzmanlaşan hukuk dalları, bunların başında. Klinik ilaç testleriyle, ilaçların piyasaya sürülme izin ve usulleriyle ilgili güncel tartışmaların bunda etkisi olsa gerek. 

Aynı biçimde, krizin ön plana çıkardığı bir başka alansa, avukatın kamusal sorumluluğu oldu. Bilgilendirme rolünü ön plana pek çok avukat, idari tedbirler, kira, alım satım, borçlar gibi alanlarda, krizin gündelik hayata etkilerine hukuki çözüm önerilerini kamuoyuyla paylaşmakta.

Sonuç Yerine : Erken Doğan bir Dönüşümün Sancıları 

Kuşkusuz, küresel salgın krizinin ekonomik ve toplumsal sonuçlarını bütünüyle anlamamız için, epey bir zaman beklememiz gerekecek. Hukuk ve hukukla ilgili meslekler özelindeyse, krizin ne gibi eğilimleri doğuracağını, ne gibilerini teyit edeceğini öngörmek çok da zor değil. Ancak, bütün bu yaşanan ilk an tepkilerinin, esaslı bir ‘’Dönüşüm’’ yaratıp yaratmayacağını belirtmek için henüz erken ! Zira, esaslı bir dönüşüm, yaşananlardan bir nebze mesafe alarak ders çıkarılmasını, bu dersin analiz edilmesini ve en nihayetinde de, büyük harfli kabullerle yargıların gözden geçirilmesini gerektirmekte.

Verilecek yanıtların, toplumsal, ekonomik ve ekolojik faturasıysa ayrı bir tartışmanın konusu.

Hukuk mesleğinin icracılarının tümüyle hazır oldukları bir çaba ve bir tartışma !

Votre commentaire

Entrez vos coordonnées ci-dessous ou cliquez sur une icône pour vous connecter:

Logo WordPress.com

Vous commentez à l’aide de votre compte WordPress.com. Déconnexion /  Changer )

Photo Google

Vous commentez à l’aide de votre compte Google. Déconnexion /  Changer )

Image Twitter

Vous commentez à l’aide de votre compte Twitter. Déconnexion /  Changer )

Photo Facebook

Vous commentez à l’aide de votre compte Facebook. Déconnexion /  Changer )

Connexion à %s